BİR KADIN BİR ERKEK VE BİR KARAT HİKAYESİ


lofficiel, magazin, haber, gündem, pırlanta, hanzzade, tophills
Yıllardır mücevher sektöründe birçok kişinin ilişki ve evlilik safhasına tanık oldum.
Evlilik, marriage, yüzük, pırlanta, tektaş
Evlilik ve birliktelik konu olduğunda herkesin aklına ilk önce ‘’tektaş’’ simgesini getiriyor.
Oysa ki, Dünyanın hiçbir ülkesinde 1900'lü yıl ortalarına gelinceye kadar erkekler evlenme teklifini değerli taşlarla yapmıyordu.
Kim tarafından ve nasıl böyle bir tabu oluşmuş, zamanında aşk kadar saf bir duyguya ne empoze edilmiş de tektaş bilinçaltınızda bir zorunluluk haline getirilmiş hiç düşündünüz mü?
Mesleki bilgim ve analizlerim doğrultusunda, herkesin birçok konuda farkındalığının arttığı bu dönemde ‘Bir erkek, Bir kadın, Bir karat’ hikayesiyle, daha doğrusu ‘hikayenin gerçeğiyle’ sizleri bu yazımda aydınlatmak istedim.
Hikaye şöyle başladı…
O dönem Amerika’nın bir numaralı ‘Maden’ şirketi tarafından pazarlanacak bir ‘değer yaratımı’ için; bir kadın ve bir erkek figürü vardı. En başta, bir reklam ajansı tarafından bu kadın-erkek figürlerinin en baskın noktaları ve olmak istedikleri kişilikler analiz edildi. Öyle ince düşünerek bir algı yönetimi yaratılıp pazarlandı ki;
Uzun, cefakar aşk hikayelerinin yerini tektaş aldı.
Bu, her şeyden önce; bir marka değil, bir fikir pazarlamasıydı.
Haberler, reklamlar, hikayeler, her şey ama her şey hayatlarına özenilen Hollywood starları ile topluma empoze edilmeye başlandı. İnsanlar, starların  sevdiklerine hediye ettikleri taşın boyutuna odaklanacak, sevgi ve bağlılıkları o taşla kanıtlanacaktı. Taş ne kadar büyük karatsa, verilen değer o kadar büyük olacaktı.
Bir kadın - Bir erkek analizinde ise hassas noktalar belli;
Erkek ne isterdi; kendini güçlü hissetmek ve kadını etkilemek…
Genç erkeklere, pırlantanın romantizmin eş anlamlısı olduğu empoze edildi; Erkekler yıllardır AŞKlarının, satın aldıkları elmasın boyutları ve kalitesiyle doğru orantılı olduğuna ikna edildiler. Tabi burada elması erkeğin güç sembolü olarak da empoze etmek gerekir ki, elmasa yüksek bedeller öderken aynı zamanda kendini güçlü de hissetsin.
Peki Kadın ne isterdi? Kendini güvende hissetmek ve sevdiği erkek için sonsuz olmak.
İşte bu yüzden; genç kadınlar, aşkın ve birlikteliğin bir elmasta sonsuz olacağına ikna edilmeliydi.
Aaa.. bu arada akıllara kazınan ‘Sonsuza kadar’ sloganını çoğunuz hatırlarsınız.
Yıllardır binlerce taş analizi yapmış biri olarak söylüyorum…
Elmas evet serttir, ancak bilindiğinin ve empoze edildiğinin aksine kırıla da bilir, sola da bilir, yana da bilir.  (Montürlere mıhlanırken kırılan pek çok elmasa meslektaşlarım ve ben de tanık olmuşuzdur.) 
O halde bu elmas tektaş, sonsuzluk olarak nasıl bu kadar yıl empoze edilebildi?
Neye inandık veya inanmak istedik? Kadınlar değer gördüğüne, erkekler güçlü ve romantik olduklarına mı?
Sonsuz aşk sözü veren elmasın değerinin neye göre ve kime göre olduğu, değişen Dünya düzeni ve farkındalığı artan insanlarca, son yıllarda sorgulanmaya başlandı. Tekrar satışı olduğunda zarar veren, her yerde farklı fiyatta alıcı bulan, satılırken ziynet olarak empoze edilen, aynı değerin  %70 indirim temaları ile karşımıza çıkmaya başlaması... gibi daha sayılabilecek birçok etmen aklı selim tüketicinin elması sorgulamasına, ona güvenini yitirmesine sebep oldu. Bu farkındalık, tüketici alışkanlıklarının da ciddi oranda değişmesini beraberinde getirdi tabii ki.
Bugün, 1900'lü yıllardan beri bu fikri pazarlayan üreticiye bakalım; Aynı Amerikalı Maden devi Firmaya geri adım attıran farkındalık, şu an doğaya zarar vermeyen, insanların da cebini yakmayan teknolojilerle ‘laboratuvarda üretilmiş pırlanta’ gelişmişliğine geçiş yaptı.
Elmasın gelişen teknoloji ile gemologlar tarafından bir cihazın içerisinde; yeraltındaki ortam yaratılarak, aynı hammadde ile üretilebildiğini biliyor muydunuz? Üreticiler yıllardır biliyordu. Tüm fiziksel, kimyasal ve optik özellikleri ile ‘pırlanta’ olan ve Dünya Pırlanta Örgütü tarafından ‘Pırlanta olarak kabul görmüş bu üretim, bu aralar ‘bir karat hikayesini sonlandırıyor! Dünya çok daha aydın ve evrene zarar vermeyen teknolojilerle tüketime yöneliyor…
En büyük lüksünüz, gerçekliğinizle yaşam sürmeniz.  Gerçekliğinizi ise tabular değil, sadece siz belirlersiniz.
Tektaş,Pırlanta,Yüzük
Aşkın karatla ölçülmediği, taşların ise yalnızca tasarıma ışıltı ve renk katan güzellikler olarak hissedildiği nice ‘farkında’ olduğumuz yıllara...
 
hanzzade, tophills, diamond, yüzük, pırlanta, diamond, bazaar, vogue

Lascia un commento


Si prega di notare che i commenti sono soggetti ad approvazione prima della pubblicazione